Gripten korunmanın yollarını öğrenin
Doç. Dr. Murat Topbaş, gribal enfeksiyonları önlemenin mümkün olmadığını ama sıklığının ve şiddetinin azaltılabileceğini belirterek, bu tür hastalıklardan kor
12.10.2009 02:02
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Topbaş, gribal enfeksiyonları önlemenin mümkün olmadığını ama sıklığının ve şiddetinin azaltılabileceğini belirterek, bu tür hastalıklardan korunmada mutlaka kişisel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini söyled
Doç. Dr. Topbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havanın soğuması
ve okulların açılmasıyla toplu yaşam ve insanların birbirlerini
etkilemesinin büyük oranda arttığını, sadece 15 milyon çocuğun
okullarda bir arada bulunduğunu belirtti.
Isı farkının hissedilir oranda arttığını,
insanların seyahat etmesinin gribal enfeksiyonlara neden olan
mikroorganizmaların bir anda ABD'den Türkiye'ye, Türkiye'den Çin'e
gitmesine neden olabileceğini ifade eden Topbaş, şöyle konuştu:
''Bulaşıcı hastalıklar, sıklığı ve sonuçları
açısından gözardı edilemez. Bunlardan biri solunum sistemiyle bulaşan
hastalıklar. Bunların da aslında yelpazesi çok geniş. İki temel etken
var, normal sağlıklı bireylerde. Biri bakteriler, diğeri virüsler.
Bunların değişik türleri, bu değişik türlerin de türleri var.
Dolayısıyla karşımızda yüzlerce mikroorganizma bulunuyor. Bu
hastalıkların ortak belirtisi kırgınlık, bitkinlik, yorgunluk,
halsizlikle birlikte şiddetli baş ağrısı, ateşin 38.5 derecenin
üzerinde olması, kas ve eklem ağrıları. Bunlar bizi grip tanısına
götüren önemli belirtilerden ancak bunun teşhis edilebilmesi için
mutlaka kan tahlili yapılması gerekiyor. Yüzlerce mikroorganizma,
gribal enfeksiyon adını verdiğimiz durumlara neden olabiliyor.''
Grip mevsimine girildiğine dikkati çeken
Topbaş, ''Sıkça rastlanan bu hastalık grubu, kişinin okul başarısından
okula devamına, işe devamına kadar birçok durumu etkileyerek ekonomik
kayıpları beraberinde getirebiliyor. Bu hastalıkları tamamen önlemek
mümkün değil ama sıklığını ve şiddetini azaltmak mümkün'' dedi.
Topbaş, bu tür hastalıklardan korunmada mutlaka kişisel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
''Kişisel hijyen, bütün hastalıkları
önlemede temel noktamızdır. Ellerimizi birbirimize temastan önce,
temastan sonra, yemekten önce ve sonra, çoğu zaman ihmal ediyoruz ama
tuvalete girmeden önce, çıktıktan sonra mutlaka bol sabunlu suyla
tamamen, iyi bir şekilde yıkamamız gerekiyor. Yüz temizliği de çok
önemli. Sabah ve akşam olmak üzere en az iki defa yüzümüzü yıkamamız,
dişlerimizi fırçalamamız gerekiyor. Ortak havluların özellikle toplu
yaşanan yerlerde kullanılmaması daha uygun olacaktır. Ortak kullanılan
bardaklar, tabaklar, kaşıklar, çatalların mutlaka çok iyi şekilde,
uygun makinelerde, uygun deterjanlarla belirli sürelerde yıkanması
gerekiyor.''
-''ÖNEMSİZDİR, ATLATIRIZ DİYE İHMAL EDİYORUZ''-
Hastalık belirtisi taşıyan kişilerin başka
insanları da düşünerek mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini
kaydeden Doç. Dr. Topbaş, ''En çok ihmal ettiğimiz noktalardan biri
'Nasıl olsa gribal enfeksiyondur, önemsizdir, atlatırız' diye
bakılması. Ama değişimler nedeniyle gribal enfeksiyonlar oldukça etkili
olabilir ve başka insanlara da bulaşabilir. Özellikle okul çağı ve
öncesi çocuklarla süt çağındaki çocukluk döneminde bu tür enfeksiyonlar
ölümlere neden olabilmektedir'' diye konuştu.
Topbaş, 65 yaşın üzerindeki kişilerde astım
ve kronik akciğer hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemini
baskılayıcı ilaç kullanan insanlarda bu hastalıkların ölümle
sonuçlanabileceğine dikkati çekerek, ''Grip olduğumuzda sadece
kendimizi değil çevremizdekileri de düşünmeliyiz. Ülkemizde 65 yaş
üzerindeki insanlara astım ve kronik akciğer hastalığı olanlara grip
aşısı ücretsiz yapılabiliyor. Bu aydan itibaren aşı olunabilir, tam
zamanıdır'' dedi.
-''SİGARA KULLANIMINI AZALTMAMIZ GEREKİYOR''-
Bu tür enfeksiyonların artmasına neden olan
etkenlerden birinin de sigara kullanımı olduğunu söyleyen Topbaş,
''Sigara kullanımını azaltmamız gerekiyor. Çünkü sigara kullananlarda
bu tür enfeksiyonlar daha ağır seyredebiliyor. Akciğer hastalığına
zemin hazırlama ve tedavilerinde başarısızlıklara zemin hazırlaması
nedeniyle sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor. Son çıkarılan yasa,
toplumun ve sigara kullanmayanların korunması açısından çok önemli bir
işlev görüyor'' diye konuştu.
Doç. Dr. Topbaş, hem önlem hem de hastalığa
yakalandıktan sonraki süreçte beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini
belirterek, şunları kaydetti:
''Aşırı beslenmeden çok, sıvı alımını
düzenlememiz gerekiyor. Hasta olsak da olmasak da bol sıvı, su, çay,
süt, meyve suları, ada çayı ve karanfil çayı gibi bitkisel çayların bol
miktarda tüketilmesi gerekir. Çünkü virüsün akciğerden ve solunum
sistemimizden atılabilmesi için su alınması şarttır.''