Yaş ile beraber, uyku döngüleri değişir.
Uykunun yapısı değişir: derin-ağır uyku ve (karmaşık uyku) rüya azalır. Uykuya ihtiyacı, 24 saate farklı olarak yayılır: 60'ından sonra, geceler daha kısa olur,(Çoğunlukla 70'li yaşlarda) gündüzleri yorgunluk alametleri gösterir. Akşam uykuya dalma süresi uzar.
Sonuç olarak, uykuya dalma, uykusuzluk hissi, yaşı ilerlemiş insanlarda, gündüzleri daha kolay oluşur, Gündüz uykusu (siesta) ve yorgunluk hissi daha çok ortaya çıkar.
Her bir döngüdeki gece uyanma periyotları daha uzun ve daha fazladır. Bu yüzden yaşlı insanlarda gece uykusu, çok sayıda 'gerçek uyanma' ile sekteye uğrar.
Uyku sorunları çok fazla oluşur: uyku apnesi(Uykuda solunumun kısa süreli durması ve kandaki oksijen düzeyinin belirli seviyelerin altına inmesi), huzursuz bacak sendromu gibi sorunlar gece 'gerçek uyanmalara' neden olur.
En nihayetinde, gece uyanmaları uyku kalitesini de düşürür, gündüz uyuklamaları (siestalar), bu eksik uyku zamanlarından kaynaklanmakatadır.
Özetlemek gerekirse, uykuya dalma süreleri ve gece 'gerçek uyanma'ları gerçek bir insomnia(uykusuzluk sendromu)'nun habercisi olabilir. Yaşlı insanların %25-40'ında görülür. Eğer bu uykusuzluğun sosyal hayatta yan etkileri varsa ve 1 ay boyunca haftada 3 defa bu durum tekrarlanıyorsa, mutlaka bir uzmana görünmek şarttır.
Bazı önemli rahatsızlıklar da bu belirtilerin sebepleri olabilir: böbrek rahatsızlıkları, şeker hastalığı, damar tıkanıklığı, solunum yetmezliği, astım, depresyon (bunalım), bunama, kanser gibi..