Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam süreci için bugünkü otoriteler, anne karnından başlayan ve yaşam boyunca sürmesi gereken sağlıklı beslenmeyi önemsemektedirler.
Bu nedenle gebelik boyunca annenin, doğumdan sonra da bebeğin beslenmesi önem kazanmaktadır. Sağlıklı gebelik sonrasında dünyaya getirilen bebeğin nasıl besleneceği konusunda anneler büyük karmaşa içerisindedirler. Çünkü bu karmaşayı yaratan sosyal, ailesel, çevresel birçok etmen bulunmaktadır. En önemli örnekler ise, daha önce deneyimi olan anneanne ve babaannelerin kendi deneyimlerini doğru veya yanlış anneye uygulatması, çevredeki komşuların müdahalesi ile yanlış beslenme önerileri ile genç annenin içinde bulunduğu kargaşa, annenin bebeği iyi emmeyeceğini düşünmesi, çalışan anne ise bebeği emzirecek süreyi yaratamamasından dolayı formül mama kullanmaya başlamasıdır. Bu kargaşalardan uzaklaşmak için anne sütünün özellikleri, bebek üzerine etkileri ve anne sağlığını koruyucu fonksiyonlarına göz atmak gerekmektedir. İnanıyorum ki, bu yazıyı okuyan her anne bebeğine en sağlıklı seçim olan anne sütünü başarıyla verecektir.
İLK 6 AY SU BİLE VERMEYİN
Çünkü Dünya Sağlık Örgütü (WHO) anne sütünün verilemeyeceği durumları sınırlandırmış ve her annenin sütünün her zaman olacağı konusunda konsensüse varmıştır.Yeni doğmuş bir bebek için anne sütünden daha üstün bir besin bulunmamaktadır. Doğada her canlının yavrusuna özgü sütünün bulunması bunun en güzel kanıtıdır. Hiçbir zaman hayatın ilk yıllarında farklı bir canlının sütünü farklı bir yavruya verilmesi o yavrunun yeterli ve dengeli gelişimine yeterli olmamaktadır. Çünkü her canlının anne sütü kendi yeni doğan yavrusunun normal gelişmesine yetecek kadar besin öğeleri içermektedir. Bu nedenle insan sütü sadece kendi yeni doğan yavrusunun besin gereksinimlerini karşılayacak düzeydedir. Günümüzde Amerikan Pediatri Akademisi bebeklerin ilk 6 ay tek başına anne sütü ile beslenmeleri, 6. Aydan sonra ek besinlere başlanarak, emzirme izlenerek 1-2 yıl anne sütü ile beslenmenin devam edilmesi gerektiğini bildirmektedir.