20 çarpıcı gerçek ile Zeynep Beşerler

Aşk ve Ceza ile ekranlara geri dönen Zeynep Beşerler; aşka ve hayata dair bilinmeyenlerini paylaşıyor...

14.05.2010 16:04
Mutlu sonları seven, duygularını hiç çekinmeden dile getiren, hatta sevdiği erkeğe giderek ondan hoşlandığını itiraf edebilecek kadar da cesur bir kadın var karşımızda! Genellikle küçük hanımefendiyi andıran karakterleri canlandırsa da, özelinde çocukluk arkadaşlarıyla futbol oynamaktan daha büyük keyif alacak kadar deli dolu. Israrla kameralardan uzak, sakin bir hayat yaşamaya çalışsa da, gerek işi gerekse ilişkisi nedeniyle bunda pek de başarılı olmadığının kendisi de farkında. Üstelik hakkında yazılıp çizilenlerden de şikâyetçi değil. Tek endişesi; izleyenlerin oyunculuğu bir meslek olarak görememe ihtimali.
 
 
'Artık Dedikoduyu Da Kanıksadık!'
 
"Yapılan dedikodular, yazılan haberler artık işin zorluğu ya da cilvesi olarak görülmüyor, alıştık onlara... İşin asıl zorluğu izleyenlere bizim yaptığımızın da herhangi bir meslek dalı olduğunu anlatmak. Ne yazık ki ekranda yaşananların gerçek hayatımız olmadığını anlayamayabiliyorlar" diyor Zeynep Beşerler ve hakkında yazılıp çizilenlere kulak asmadan sadece işine odaklanmaya çalışıyor. Seçim yaparken mantığından çok duygularını ön planda tuttuğu için son yıllarda genellikle altıncı bölümde sona eren dizilerde rol aldığını belirtiyor. Ancak buna Aşk ve Ceza dâhil değil! Dizinin başarısını ise doğru ekip ve başarılı senaristlerle birlikte en çok Erol Avcı ile Kudret Sabancı'nın katkısına bağlıyor. Aşk ve Ceza'da Nadya adında gizemli bir kadını canlandıran genç oyuncu, artık şımarık karakterli bir kadını canlandırmadığı için oldukça mutlu; "Nadya kendine güvenen, işinde başarılı, ayakları üzerinde duran ve tuttuğunu koparan bir kadın. Ancak aşk hayatında başına gelen talihsiz bir olay yüzünden kimseye güvenmiyor. Ayrıca Savaş (Murat Yıldırım) ile olan arkadaşlığı ve iç dünyası da halen bilinmiyor. Onun bu gizemli yanını yansıtmaktan büyük keyif alıyorum." diyor.
 
 
'Hatalarımdan Ders Çıkarırım!'

Zeynep Beşerler, oyunculuk kariyerine Kenan İmirzalioğlu ile tanıştığı Alacakaranlık dizisiyle başladı. Daha önce reklâm ve klip oyunculuğu ile sunuculuk yapan genç oyuncu, mesleğine tesadüf eseri başlamasına rağmen geldiği noktadan oldukça memnun. İlk göz ağrısı İçin de; "Bana çok şey kattı. Tecrübesiz bir oyuncuyken, bilmediklerimi tamamladım ve biraz da taklit ederek işe başladım" açıklamasını yapıyor. Geçen yedi yılda sektörü, kime güvenip güvenmemesi gerektiğini öğrendiğini belirtiyor. Kısacası; hatalarından ders çıkarmasını bilenlerden... Ancak erkeklerin kadınlara nazaran kendilerini geliştirmeye daha yatkın olduklarını düşünüyor; "Erkekler kadar hırslı olmadığımızı düşünüyorum. Kendimizi geliştirmek için çok çaba sarf etmiyoruz. Olmayınca pes ediyoruz." Zeynep Beşerler diğer meslektaşlarından oldukça farklı... Biz de işte o farkın altını çizenleri öğrenmeye çalıştık.
 
 
1- Küçükken Ferdi Özbeğen'e âşıktı.
 
"Evet; Ferdi Özbeğen'e âşıktım. Hatta onunla nişanlı olduğumu sanıyordum. Sabahtan akşama kadar şarkılarını söyleyerek, bir dönem kendisiyle büyük aşk yaşadım. Bundan iki ay önce, çocukluğuma dair bu gerçeği kendisi de öğrendi. Hatta telefon açtı ve konuştuk. En kısa zamanda kendisini dinlemeye gideceğim."
 
2- Çok sık pot kırıyor.

"Bir yaz tatilimde otelde kalan; bir, iki yaşlarında çok tatlı bir çocukla oynuyordum. Bir süre sonra yanımızda annesi geldi. Biraz kiloluydu. Sohbete başlamak için; "İkinci bebek yolda galiba" dedim gülümseyerek! Bana dönerek; "Birinciden kalanlar" dedi. Beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Pot kırmakta üstüme yoktur."
 
3- İlk adımı atmaktan çekinmiyor.

"Kenan ile Alacakaranlık'ta beraber oynuyorduk. Dizi başladıktan altı ay sonra çıkmaya başladık. İnanmayacaksınız ama kendisinden hoşlandığımı gidip ben söylemiştim. Öyle rahat bir yanım da var. Ben geleneksel kadın oyunlarını bilmem. Şunu yaparsam bu şekilde sonuçlanır gibi... Susup oturmak da bana göre değil. Bir şey varsa içimde, direkt gider ve söylerim. Rezil olmak umurumda olmaz. Tabii bu şekilde davrandığım için üzüldüğüm, kaybettiğim de oldu ama hiçbir zaman pişman olmadım."
 
4- Evlilik için erken olduğunu düşünüyor.

"Evlilik için daha erken ama ileride elbette bir gün evleneceğim ve çocuk sahibi olacağım. Aslında; 'Daha erken' diye diye 31 yaşıma geldim. Yine de hazır hissetmiyorum. Daha yapmak istediklerim var. Çocuk doğurup bakıcının eline vermektense, biraz daha sabredip kendim büyütmek istiyorum."
 
5- En sevdiği film

Notting Hill "Notting Hill'i bıkıp usanmadan defalarca izleyebilirim. Zaten romantik komedilere bayılıyorum. Bence hayata neşe, renk ve tat katıyorlar. Dün akşam Hangover'ı izliyordum. Bitince evin içinde; 'Bayılırım mutlu sonla biten filmlere' diye gülümseyerek dolaşmaya başladım. Mutlu sonları ne kadar çok sevdiğimi size anlatamam."
 
6- Spor yapmaktan hiç hoşlanmasa da. Kendini buna mecbur hissediyor.

"Yıllarca tenis ve voleybol oynadım. İnsan yıllarca bu tarz bireysel ya da grup sporları yapınca, salona gidip de bir makinenin üzerinde belirli bir süre yürümek çok anlamsız geliyor; özellikle dört duvar arasında sıkışıp kalmak beni mahvediyor. Ancak vücudu korumak, formda kalmak için onu da yapmak lazım. Yaş 30'u geçtikten sonra ister istemez deformasyon başlıyor. Engel olamıyorsunuz. Hatta: 'Hadi canım olur mu öyle şey' diyerek kendinizle dalga geçiyorsunuz ama o süreçten kaçamıyorsunuz. Hâlâ 25 yaşımdaki kilomdayım ama vücudum maalesef aynı değil."
 
7- Aslan burcu

"Aslan burcuyum. Yükselenim ise Yay. Bu iki burcun ortasında bir yerde olduğuma inanıyorum. Aslan kadar kibirli değilimdir. 'Mutlaka dediğim olsun' gibi bir inadım yoktur. Tam tersi oldukça uyumlu olduğum dahi söylenebilir."
 
8- Üzüntülerini kendi içinde yaşamayı tercih ediyor.

"Son derece yumuşak kalpliyim. Olur olmadık her şeye acıyıp, üzülen, hatta perişan olan tiplerdenim. Ancak bunu dışarıya asla belli etmem. Özellikle de üzüntülerimi... Kimse fark etmeden kendi içimde yaşayıp, çözmeye çalışıyorum. Bu bazen büyük zarar veriyor ve yıpratıyor tabii. Ancak hissettiklerim bana büyük yük olmaya başladığında paylaşabiliyorum. Kimsenin benimle birlikte üzülmesini istemem."
 
9- Estetik operasyona karşı değil.
 
"30'lu yaşlarla çizgiler ve kırışıklıklar da kendini göstermeye başlıyor ama ben bu yaşlarda estetiğe çok da sıcak bakmıyorum. 50'den sonra, o da doğru yapılırsa olabilir... Çizgileri doldurmak adına tabii ki birkaç işlem yaptırılabilir ama yüz şeklinin, ifadenin değişmesi çok kötü. Olmaz o zaman. Özellikle bizim işimizde mimikler çok önemli, onlar aracılığı ile para kazanıyoruz. Dolayısıyla onları öldürmememiz gerekir. Ne yazık ki dolgu enjekte ettirenler ya da aşırı botoks yaptıranlar, mimik yaptıkları zaman ya yüzlerindeki başka bölgeler oynuyor ya da hiç oynayamıyor. Çok dikkat etmek lazım."
 
10- En unutulmaz tatili Phuket.

"Biri bana;'Hadi tatile gidelim' dese, bir saat içinde elimde valiz, hazır bekliyor olurum. Tatil olsun yeter; neresi olduğu hiç önemli değil. Her an bir yerlere gidesi olan insanlardanım. Yol yapmaktan hoşlanıyorum. Elimde olsa sürekli tatile giderim. Yeni yerler keyfetmek, kısa süreliğine bile olsa başka bir hayat yaşamak çok keyifli. Puket tatilim ise en unutulmaz olanıydı. Geri dönmeyi hiç istemedim. Rüya gibi geçmişti."
 
11- Modadan çok rahatlığa önem veriyor.

"Denediğim kıyafet rahatsa hemen satın alırım, modaya uyup uymadığını hiç önemsemem. Zaten modayı takip eden biri olduğum da söylenemez. Alışveriş yapmayı dahi sevmiyorum. Bu galiba geçmişten kaynaklanan bir sorun. Yıllar önce bir moda programı sunuyordum, program süresince de sayısız kıyafet deniyor ve sürekli üstümü değiştiriyordum. Bıktım sonunda, daha doğrusu sabrım kalmadı. Artık pantolon, ayakkabı ve gece elbisesi dışında hiçbir şeyi denemiyorum. Çoğu da üstüme oturuyor."
 
12- Zeytinyağlılara bayılıyor.

"Diyet yapmam, dikkatli de beslenmem. İzmirli olduğum için sebze ağırlıklı besleniyorum ve daha çok da zeytinyağlı yiyecekler tüketiyorum. Etle aram hiç iyi değildir. Abur cuburla da iyi bir ilişkim yok. Hamur işi sevmem. Tatlı hiç yemem. Bu küçüklüğümden beri böyleydi. Diyet yaptığımdan değil yani. Sadece alışkanlık."
 
13- Patatesin her türlüsünü çok seviyor.

"Genellikle sağlıklı beslensem de önüme patates koyun sabahtan akşama kadar yiyebilirim. Haşlanmış da olur kızartma da... Müthiş bir zaafım var. Tok olsam bile dayanamıyorum. Özellikle de anne usulü kızarmış patatese karşı... Ama çok yağlılar! Az tüketmek ise imkansız."
 
14- Arkadaşları tarafından 'Bolusporlu Zeynel' diye çağrılıyordu.
 
"Ben bayağı haşarı bir çocuktum. Annemlerin arkadaşlarının çocukları da hep erkekti. Onlarla birlikte büyüdüm. Çok güzel futbol oynardım. Adım da 'Bolusporlu Zeynel'di. O gün bugündür düz duvara tırmanan erkek çocuğu gibi olduğumu anlatırlar. Hatta bir gün top oynamaya giderken merdivenlerden düşüp ayağımı çatlatmıştım. Oysa bir hafta sonra alçılı ayağımla tekrar futbol oynamaya kalkışmış, bu seferde alçıyı çatlatmıştım. Kuduruk, paldır küldür koşturan bir çocuktum. Bu hâlâ böyle devam ediyor. O günkü arkadaşlarımla da çok yakınım. Bana 'askerlik arkadaşım' diyorlar."
 
15- İki dövmesi var.

"Biri bileğimde, diğeri belimde iki dövmem var. Belimdeki beş sayısı. Dedemler beş kardeşmiş bu yüzden soyadımız Beşerler olmuş. Oradaki beşi simgelemesi için yaptırdım. Belimdeki ise sol anahtarına benziyor; eski İskoç dilinde ruh amblemi... İnanışa göre ruh belden girip belden çıkıyormuş. Bu yüzden belime yaptırdım. Şimdi de diğer bileğimle simetri yaratacak şekilde nazar boncuğu yaptırmak istiyorum."
 
16- Balık görmeye dayanamıyor.

"Balıklardan nefret ediyorum. Denizde balık gördüğüm zaman suya giremiyorum. Akvaryumlara bakamıyorum. Uzun zaman balık da yememiştim. Karadeniz'de Nazlı Yarim adlı bir dizi çekmiştik. Orada hamsi yemeğe başladım. Öyle ki fosfor eksikliği yaşamaktan korkuyordum bir ara. Artık sadece hamsi yiyebiliyorum. Bir de kendime göre kokmayan balıklar belirledim. Birileri ayıklayıp önüme koyarsa, yiyebilirim." 17 Kış aylarında depresyona giriyor. "Kapalı havadan nefret ediyorum. Bu yüzden kış aylarında çok büyük depresyona girdiğimi söyleyebilirim. Yemek yemeyi dahi kesiyorum. Keşke kış uykusuna yatabilsem."
 
18- Dudaklarının çok büyük olduğunu düşünüyor.

"Dudaklarımdan hiç hoşlanmıyorum. Bir gülüyorum yüzümün yarısı ağız oluyor. Küçükken halamın dudaklarını çok kıskanırdım. İncecikti. Yazın narçiçeği renginde ruj sürerdi hep. Ben sürsem yüzümün yarısı ruj oluyor, sinirleniyorum. Ellerim ve ayaklarım da çok büyüktür ama buna çok da takılmıyorum."
 
19- Gözleri miyop.
 
"Yeni bir eve taşınmıştım. Mobilyaların gelmesi için boş bir odada otururken, beyaz halının üzerinde bir karartı gördüm. Gözüm 2.5 derece miyop, başta ne olduğunu anlamadım. Yanına yaklaştığım zaman kocaman bir akrep olduğunu fark ettim. O evden nasıl çıktım Allah bilir. Anlayacağınız tam bir körüm."
 
20- Ezel dizisine nazar değdiğini düşünüyor.

"Ezel çok güzel bir dizi. Galiba bu yüzden nazar değdi. Senaristlerinden Kerim rahatsızlandı ama neyse ki şimdi iyi. Yakın zamanda iyileşip, görevinin başına geçmesini diliyorum. İnsanların iyi işleri fark edebilmesi ve onları seyretmesini görmek güzel bir duygu."


KAYNAK : marieclaire
bu habere yorum yazılmamışBu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız
DİĞER BAŞLIKLAR
Bahar temizliğine başladınız mı?
Bahar temizliğine başladınız mı? Mis gibi bahar havası evimize dolmaya başladı......
Bahar yorgunluğunu atlatmanın yolları
'Yorgunlukla baş etmek istiyorsanız öncelikle enerjinizi doğru kullanmayı öğrenin' diyen Prof. Dr. Kavaklı, şu ...
Mideyi rahatlatan çaylar
Mide rahatsızlığı, şişkinlik ve hazımsızlık sorunları hayatı kabusa çevirebilir....
Kendinizi iyi hissedin!
Güne daha iyi bir başlangıç yapmak İçin kendinizde değişiklik yapın....
Evde çamaşır kurutmayın!
Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor musunuz?...
Cinsel zekanızın boyutları
Cinsel zekânızın boyutlarını hiç merak ettiniz mi?...
Kadınlar neden dekolte giyer?
Kadınlar içlerinde gizledikleri arzu ve ihtirası, kıyafetleriyle dışa vuruyor......
Onlar böyle kadınlara bayılıyor
Hoşlandığınız erkeğin nasıl kadınlardan hoşlandığını merak mı ediyorsunuz?...
Etkileyici kadınların sırrı
Her kadının kendine has çekiciliği vardır. Bu çekicilik karşısında hangi erkek durabilir ki?...
Cinsel zekanın önemi
Kadın ve erkek için seks hayatında cinsel zekanın önemi......
Moda haftası başladı
Istanbul Fashion Week, önceki akşam özel bir partiyle başladı. Partiye ünlü isimler akın etti...
Erkekleri mutlu eden 4 hareket
Erkeklerin aşklarını söylemeleri kadınları şaşırtabilir ama bu hareketler kesinlikle kadınları etkiliyor....