Ödüllü moda bloggerı Billur Saatçi
Ödüllü bir blog olan "Off ne giysem"in sahibesi Billur Saatçi aynı zamanda başarılı bir iş kadını... Billur Saatçi ile sizler için röportaj yaptık
04.06.2010 14:07
© Copyright, Kadinsam.com özel haberidir, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Billurcuğum nereden çıktı bu blog işi?
Blog işi şöyle çıktı. Bir arkadaşım vardı Özge diye "aaa bugün ne giydin, bu nerden çıktı? Ya Billur koysana şunları bir yere her gün soracağıma görüp takip edeyim" dedi. Benim de aklıma yattı.
Peki kolay bir şey mi blog sahibi olmak?
Çok kolay. Herkesin bir blogu olabilir. Giydiklerimi, keşfettiklerimi koyuyorum.
Ama sanırım gezdiğin gördüğün yerlerde var.
Evet ama onlar "off nereye gitsem"de. Orada şehirler, o şehirlerde ne yenir, nereye gidilir var. Moda ayağı ise tamamen başka: off ne giysem’de.
Sonra bir de blog ödüllerinde derece geldi. O nasıl oldu?
17 kategori vardı. Moda, spor, teknoloji gibi. Moda bloggerlarına ben de katıldım. Kendin submit ediyorsun. Sonra internet üzerinden halk oylaması yapılıyor. Halk oylaması ilk 5i seçiyor. Tamamen her şey digital. İlk 5 açıklandıktan sonra ise jüri ilk 3’ü seçiyor. Ben 3. Oldum.
Süper. Hem iş hem blogu güncellemek zor olmuyor mu?
Oluyor ve olmuyor. Sonuçta sabah 9:00/18:00 mesaim var. Sabah işe giderken yada akşam işten geldikten sonra yazmaya çalışıyorum. Mesela bu haftaki GalataModa postunu deniz otobüsünde hazırladım. Akşamdan yoğurt mayalar gibi fotoğrafları yüklüyorum. Çünkü fotoğraflar yüksek çözünürlükte olduğu için zaman alıyor. Sonra sabahta yazıyorum. Daha sonra sosyal medyada yayınlıyorum. Oradan bayağı bir okuyucu geliyor. Hafta sonlarını da cam yapmaya çalışıyorum. Şimdi Bebek Şenliği var ona hazırlanıyorum.
Bu blog işi biraz facebook, twitter gibi geliyor bana. Sonuçta seni tanımayan bir sürü insan senin hayatından haberdar oluyor. Sosyal hayat çok ortada diil mi sence? Bu seni rahatsız etmiyor mu yoksa hoşuna mı gidiyor?
Valla ben samimi olduğuna inanıyorum. Ben neysem ortada, aslında bunu afişe etmek için de özel bir çabam yok. Sonuçta hepimizin Facebookunda iş arkadaşlarımız, okul arkadaşlarımız var. Farklı çevreler. Twitter ise tamamen farklı. Hiç tanımadığın insanlar var. Ama bu vesile ile de tanışmış oluyorum. Mesela diğer Bloggerlar ile arkadaş olduk. Hafta da bir buluşur hale geldik. Bunu bir yol göstericilik gibi düşün. Artık öyle bir çağdayız ki insanlar sabah gazete okur gibi beğendikleri blogları okuyorlar.
Peki sence bu bloggerlığın sonu nereye gider?
Valla sonu nereye gider bilmiyorum. Tahmin etmek de istemiyorum. Çünkü böyle güzel, çok zevkli. Her geçen gün kendimi geliştiriyorum. Bakış açımı, zevkimi yansıtıyorum. Yorumları alıyorum ve besleniyorum.
Peki biraz da yaz modasından bahsedelim. Bu yaz sana ne moda? (böyle sordum çünkü her kişi kendi modasını yol göstericilerle yaratabilir diye düşünüyorum)
Bol ve tiril tiril ne varsa bana o moda. Hayatta ne moda bilmem. Neyi beğeniyorsam, kendime neyi yakıştırıyorsam, ne bana pozitif bir enerji veriyorsa bana o moda.
Peki çok belli başlı “bu yaz hep bunları giyeceğim” dediğin neler var?
Bol bol şort, püfür püfür penye elbiseler. Ama şu ara tulumlara taktım. Kışın da giyiyordum. Yazın da devam edeceğim.
Şort tulum mu, pantolon tulum mu?
Pantolon tulum. GalataModa’da hep onlara baktım.
En son dolabına eklediğin parça ne?
Zeynep Erdoğan’dan şort, Bahar Korçan’dan şapka.
Peki, şimdi alışverişe çıksak kendine ne alırsın?
Özlem Arıkan’dan tulum. Hatta az sonra gidip alacağım.
Peki bana ne alırsın?
Marin kıyafetler var Galatamoda’da. Onlardan alırım. Senin tarzına çok yakışır.
Ucuz kaçış noktaların?
Her mağaza, her marka aslında. İndirim sezonlarını, fırsat günlerini beklerim.
Peki çok incesin. İndirimde bedenini bulmak zor olmuyor mu?
Ayakkabı da evet ama sonuçta bütün terziler benim. Üzerime büyük olsa da alıp daralttırıyorum.
Dolabındaki en değerli parçan ne?
Anna Sui bir elbisem var tiril tiril onu seviyorum. Tulumlarım. Genelde tek parça her şeyimi çok seviyorum.
Şunu çok merak ediyorum. Geçen haftalarda blogta Harvey Nichols deneyimini koymuşsun. Fotoğraflara baktım. Çok güzeldi. Bir fotoğrafçı ile mi geziyorsun?
Genelde fotoğrafları öğle aramda çekiyoruz. Harvey Nichols’da şöyle gelişti. Bobbie Brown için gitmiştim aslında. Ve bana makyaj yapılırken birilerinin fotoğraf çekmesi gerekiyordu. Bu tarz fotoğrafları Zeynep Enderoğlu çekiyor. Ben ona yıllar önce Fransızca ders veriyordum. Müthiş yetenekli, çok özel bir insandır. Onla zevkle ve çok eğlenerek yapıyoruz bu çekimleri.
Etiketler : billur saatçi,
off ne giysem,
moda,
spor,
blog,
galata moda festivali,
şort,
tulum,
bahar korçan,
zeynep erdoğan,
harvey nichols