İyi bir güneş koruyucunun taşıması gereken 5 özellik
Güneş kremlerinin üzerinde yazan SPF değerleri yeterli miktarda güneş kremi sürüldüğünde yani ideal miktarda elde edilecek değerdir. Örneğin; etiket bilgisindeki SPF değeri elde etmek için en az yarım tatlı kaşığı güneş kremi yüz bölgesine sürülmelidir. Daha az uygulama SPF 30 olarak bildirilen değerin ciltte SPF 7’lik bir etki göstermesine yol açar. Bu nedenle tüm güneş kremlerinde bolca uygulayınız diye yazmaktadır. Az sürmek ya da uygulamayı tekrarlamamak, ciltte oluşturulan SPF değerinin çok düşmesine yol açar. SPF 50 olan güneş kremi az uygulandığında ciltteki SPF koruma değeri SPF 2.7’ye kadar düşmektedir.
Deri tipinize göre koruyucu seçin!
UV ışınlarının deride oluşturduğu etkiler deri tiplerine göre değişiklik gösterir. Etkiler, derinin melanin miktarı ve güneşe maruz kaldıktan sonra melanin üretebilme kapasitesine göre değişir. Hem akut etkiler hem de kronik etkiler açık tenli cilltlerde daha fazla görülür.
Gebelikte hormonların etkisiyle güneş lekelerinin arttığı, özellikle son aylarında alın, burun ve elmacık kemiklerinin üstünde ortaya çıkan kırmızılığın (yani gebelik maskesi) belirginleştiği bilinmektedir.
Gebelik dönemlerinde güneşlenmenin bir diğer sakıncası da anne adayının su kaybına duyarlılığının artmasıdır. Yazın aşırı sıcaklar ve güneş, bol miktarda sıvı kaybına, bu durumun da güneş çarpmasına yol açması ihtimali daha sıktır. Fazla sıvı kaybı, bebeğe giden kan miktarını azaltmaya yol açması nedeniyle oldukça önemlidir. Bu nedenle hamileler, bu günlerde sıvı alınımı normalin en az iki katına çıkarmalıdır. En az 40 faktör korumalı güneş kremleri kullanılmalı, 45 dakika güneşlendikten sonra bir saat serin yerde dinlenilmelidir.
Solaryum tehlikeli mi?
Belli bir dozun üstündeki miktarın, cilt tipine bağlı olarak deri kanserlerini ortaya çıkarma riskini taşıdığı artık kabul edilmektedir. Çocukken fazla güneşe maruz kalmanın daha sonraki yıllarda melanom, bazal hücreli kanser gibi habis deri hastalıklarının gelişiminde rolü olduğu araştırmalarla gösterilmiştir. Bu etkileri bildiğimize göre sadece hoş görünmek için güzellik merkezine gidip UV etkisine maruz kalmak ne derece doğrudur?
Gençler arasında ‘trend’ oldu
Güneş ışınlarına kıyasla güvenli olduğu iddia edilen solaryumun yasalara göre sadece UVA vermesi gerekirken UVB salınımı da yapabildikleri ve ayrıca UVA’nın yüksek yoğunluğunun da tamamıyla zararsız olmadığı bir gerçektir. Birçok bilimsel araştırma özellikle 35 yaş öncesi yoğun kullanımda daha sonraki yıllarda deri kanseri oluşma riskini artırdığını göstermiştir.
Solaryuma girmek isteyen kişiler çoğunlukla açık deri tipine sahip, güneşte zor bronzlaşan, güneş yanığı geliştirebilecek kişiler olduğu ve bu nedenle yapay bronzlaşmayı tercih ettikleri için risk faktörlerinin zaten ne kadar yüksek olabileceği ortadadır. Maalesef son yıllarda gençler arasında bronzlaşma ya da solaryum konusunda bir bağımlılık geliştiği konusunda bulgular da çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. Güneş ışınlarının riskleri ve korunmanın önemi hakkında yayınlar son yıllarda artmakla birlikte yeterli olmadığı açıktır ancak yapay bronzlaşma hakkında bilgilendirme maalesef daha da yetersiz kalmaktadır.