Yaklaşık 20 yıl önce Dr. Peter D'adamo tarafından tüm dünyada ilgi uyandıran 'kan grubuna göre diyet' programı, Türkiye'de hâlâ tartışılıyor.
Ülkemizde bu yöntemin uzmanı olan Yaman Akalın, "Rahatsızlıklarım olduğu halde bu diyetten olumlu sonuçlar aldım" derken, bazı meslektaşları konuya temkinli bakıyor. Akalın, genellikle birinci aydan sonra kilo kaybı başlayan kan grubu diyetine dair şu bilgileri verdi:
0'LARA UN YASAK
A'LARA ET YARAMAZ
Bu grubun kesinlikle uzak durması gereken besinler kırmızı et, domates, biber, patlıcan, patates, süt ve süt ürünleri... A grubunun sindirimi yavaş olduğundan kırmızı eti hazmetmesi oldukça zordur. Sindirimi hızlandırmak için yapmaları gereken, her sabah bir bardak ılık suyun içine yarım limonu sıkıp içmektir. "Peki ne yiyeceğiz?" derseniz, bitkisel proteinler ve bol sebze tüketmek A'lar için en iyisi. Özellikle börülce, mercimek ve soya çok faydalı. Kolay bulunmasa da saf çavdar ekmeği yemelerinde fayda var.
B GRUBU SÜT İÇMELİ
Tavuk, domates, mercimek, mısır ve buğdaya yaklaşmamaya çalışmalılar. Diğer gruplara zararlı olan süt ve süt ürünleri bu grubun temel gıdasıdır. Kan grubu B olanlar peynir ve sütten faydalanmalıdır. Kuzu eti, yulaf ve pirinç çok faydalı. Bolca sebze yemeli. B'ler için en uygun egzersiz ise hem ruh beden için yoga...
AB'LER SEBZE YESİN
Bu grup hem A'dan hem B'den etkilenir. O yüzden iki grubu da bilmesi gerekir. Yememesi gereken gıdalar kuru fasulye, biber, dana eti, mercimek, enginardır. Sebze ve süt ürünü ağırlıklı yemelidir. Egzersizleri yoga ve meditasyondur.
Yanlış bulan uzmanlar...
Bireye düzenli bir beslenme alışkanlığı kazandırmayan, kilo verme dışında kilo koruma mantığı uygulatmayan ve de uzun yıllar uygulanamayacak kadar katı kuralları olan bu diyeti oldukça zararlı görüyorum. Bana göre bu diyet kilolu bireyin sağlığını tehdit edici bir unsur...
Bu tür diyetlerde yağ kaybı yerine daha fazla yağsız vücut kitlesinden kayıplar oluşur. Kas kaybı ile verilen kilolar da en kısa sürede geri döner, geri döndüğü zaman aynı kiloya gelindiğinde bile yağ yüzdesi eskisinden fazla olur. Sinir sisteminde, karaciğer ve böbreklerde tahribata neden olabilir.