Dişeti hastalıklarında erken tedavinin önemi

Dişlerimize yeterince özen göstermediğimiz için bu sorunlar hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor.

02.03.2011 15:14
Genetik olarak da aileden geçiş gösterebilen dişeti hastalıkları, erken yaşta diş kaybına neden olabiliyor. Bu yüzden dişeti hastalığı olan kişilerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerekiyor. 

Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, diş ve dişeti hastalıkları ile ilgili önemli bilgiler verdi.
 
Ülkemizde ve dünyada yeterince önemsenmeyen dişeti hastalıkları, ilerlediği takdirde hayatımızı ve sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Dişleri destekleyen dokuları etkileyen dişeti hastalığı, iltihabi bir hastalıktır. Başlangıç dönemindeyken tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusunun kaybedilmesine neden oluyor. Belli bir miktardan fazla kemik kaybı olduğunda, dişler bulundukları konumdan hareket ederek yer değiştirmeye ve sallanmaya başlıyor. Bunun sonucunda da dişlerin kaybı kaçınılmaz oluyor.
 
Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Alper Çıldır, dişeti hastalıklarının Gingivitis (basit dişeti hastalığı) ve Periodontitis (ilerlemiş dişeti hastalığı) olarak ayrıldığını belirterek ‘‘Basit dişeti hastalığı olarak tanımlanan Gingivitis, ağız hijyeninin yeterli olarak sağlanamadığı durumlarda oluşan dişeti hastalıkları grubunu temsil ediyor. 

Dişeti hastalığının en önemli nedeni, düzenli ve doğru bir şekilde diş fırçalamamaya bağlı olarak gelişen "bakteriyel diş plağının dişler üzerinde birikmesi. Ancak Gingivitis’in oluşumu üzerinde sadece bakteri plağının öncelikli olarak etkisinin olmadığı; bazı ilaçların kullanımı, hamilelik veya menopoz dönemleri gibi hormonal dengesizliklerin olduğu dönemlerin de etkisi olduğu biliniyor. Bakteri plağına bağlı olarak gelişen Gingivitis’in, hekimin uyguladığı diş yüzeyi temizliği ve 6 ayda bir yapılacak olan sürekli kontrollerle iyileşmesi mümkün. Ancak tabii ki iyileşme üzerinde etkili olan en önemli faktör, hastanın doğru ve düzenli bir şekilde uyguladığı kişisel ağız bakımıdır. Tüm bu faktörler yerine getirildiğinde Gingivitis, bir daha oluşmamak üzere iyileşecektir.'’dedi.
 
Dr. Alper Çıldır; ilerlemiş dişeti hastalığı olarak adlandırılan Periodontitis’in, basit dişeti hastalığından farklı olarak, dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu yok eden iltihabi bir hastalık olduğunun altını çizdi. ‘‘Periodontitis, tedavi edilmemiş olan Gingivitis’in ilerlemiş haline benzetilebilir. Genellikle hastayı rahatsız edecek boyutlara ulaştığında, ne yazık ki ileri düzeyde harabiyetlere neden olmuştur. Eğer hastalık ilerlemiş düzeydeyse dişetinde abse oluşumu görülebilir. Hastalar genellikle bu durumu, dişten kaynaklanan iltihabi bir durum sanarak, ağrı ile diş hekimine başvuruyor. İleri dişeti hastalığının kronik ve agresif Periodontitis olarak iki alt gruba ayrıldığını söyleyebiliriz’’ dedi.
 
 
Kronik Peridontitis toplumun %85’inde görülürken, Agresif Periodontitis erken yaşta diş kayıplarına neden oluyor
 
Toplumun %85’inde genelde 35 yaş üzerinde görülen Kronik Peridontitis, basit dişeti hastalığının tedavi edilmemesi sonucunda gelişiyor. Dr. Alper Çıldır, Kronik Peridontitis’te dişetlerinin olması gereken pembemsi rengini kaybederek, daha koyu kırmızı renkte, şiş ve kolaylıkla kanayabilen bir durumda olduğu belirtiyor.
 
Agresif Periodontitis’in ise bakteri plağının bölgesel etkisinden bağımsız ve daha hızlı ilerleyerek, hastayı ergenlik, genç erişkin ve hatta ergenlik öncesi dönemde etkilediğini belirten Çıldır; ‘‘En önemlisi çok erken yaşlarda diş kayıplarına neden olacak derecede ilerleyebilir olması. Yapılan çalışmalar, hastalığın genetik olarak geçiş gösterebildiğini, bu nedenle ailesinde erken yaşta dişeti hastalığı nedeniyle diş kaybı olan bireylerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerektiğini gösteriyor’’dedi.
 
Erken tanı diş kayıplarını önlenmesinde önemli rol oynuyor
                                                                                              
Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Dr. Alper Çıldır tedavi yöntemleriyle ilgili şunları söyledi; ‘‘Agresif Periodontitis’in tedavisinde eskiden diş çekimi ya da dişlerin köklerinden birinin çekimi yapılırken; günümüzde antibiyotik kullanımı ile birlikte diş kök yüzeylerinin temizlenme işlemi yapılabiliyor ve bu sayede dişler eski sağlıklı görünümlerine kavuşabiliyor. Eğer dişeti hastalığı başlangıç dönemindeyken tedavi edilmezse, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusu kaybedilmeye başlıyor. Kemiğin yitirildiği bölgeye, hastanın sağlıklı ağız içi bölgesinden alınan kendi kemiği, kemik bankalarından elde edilen steril insan kemikleri veya sentetik kemik minerallerini taklit eden malzemeler uygulanarak kayıp kemik miktarı kazanılmaya çalışılıyor.’’
 
Dişeti hastalığı nasıl önlenir?
 
Tüm bireyler için bebeklik döneminde başlayıp düzenli olarak diş hekimi kontrollerini yaptırmak ve buna yılda en az iki kez devam etmek büyük önem taşıyor. Ancak bu sayede agresif Periodontitis gibi ciddi diş ve dişeti hastalıkları, erken dönemde teşhis edilebiliyor ve neden olduğu olumsuz durumların önüne geçilip kolaylıkla tedavisi gerçekleştiriliyor. Ancak tüm bu kontrollerin yanı sıra bireyin yaşamı boyunca sağlıklı bir ağız - diş sağlığına sahip olabilmesi için, hekimi ile birlikte iş birliği yaparak ağız - diş bakımına özen göstermesi, ağız bakımını öğretildiği şekilde doğru ve sürekli olarak uygulaması büyük önem taşıyor.
 
bu habere yorum yazılmamışBu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız
DİĞER BAŞLIKLAR
Pembe estetikle muhteşem gülüşler
Botoks, gülüşünüze gölge düşüren diş eti kusurlarında da mucizeler yaratıyor....
Kadının diş yükü de ağır
Ağzınızın tadı kaçtıysa dikkat!...
Bembeyaz dişler harika gülümseyişler
Sekiz öneriyi uygulayın, sağlıklı dişlere sahip olun!...
Ağız kokusundan korunmanın 10 yolu
Günlük hayatta yaşadığımız ağız kokusundan kurtulmak için öneriler....
Diş gıcırdatma hakkında bilmek istedikleriniz
Bruksizm (diş gıcırdatma) genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri s...
Ağız kokusuna bire bir
Ağız kokusundan şikayetiniz varsa kereviz yiyin!...
Diş çürüklerini engellemenin yolu
Beslenme bu konuda önemli bir rolde! Sağlıklı dişlerin yolu sağlıklı beslenmekten geçiyor......
Bembeyaz dişlerle güvenle gülümseyin!
Diş beyazlatma olarak bilinen “Bleaching Yöntemi” ile dişler bembeyaz bir görünüme kavuşturulabiliyor....
Diş eti hastalıkları kemik erimesi yapıyor
Diş ve diş eti sorunlarının, dişteki iltihapların tüm vücuda yayılabileceğini belirten Türk Dişhekimleri Bir...
Çürük diş bütün vücuda zarar veriyor
Çürük diş, kalbi, mideyi, böbrekleri ve daha birçok organı olumsuz yönde etkiliyor....
Etkileyici bir gülümseyiş için
"Kırmızı Estetik" ağızdaki estetik sorunların ortadan kaldırılarak gülüşün yeniden biçimlendirilmesi artık...
Ağız kokusuna kahve çekirdeği
Doğru bildiğimiz yanlışlar ve çoğu zaman önemsenmeyen detaylar ağız ve diş sağlığımızın bozulmasında b...