Sağlıklı beslen uzun yaşa!

Sağlıklı beslenme yaşam kalitesi ve süresini olumlu etkiler!

20.04.2011 13:33
Tüm dünyada 65 yaş ve üzeri yetişkinlerin sayısı 2000 yılında 420 milyonken, bu sayının 2030’da 973 milyon olması bekleniyor. Bu beklentiyi etkileyen önemli   kriterlerden biri de bireylerin beslenme tipi.

Bu konuda yapılan son çalışmalardan biri,  ocak ayında yayımlandı. 70-79 yaşları arasında 2 bin 582 yetişkinin 10 yıl süreyle  yeme alışkanlılarının takip edildiği bu araştırmanın günlük hayata uygulanabilecek taraflarına  bir bakalım.

Yıllar neler söylüyor?

Kişilerin ne sıklıkta hangi yemekleri yediği belirlendikten sonra, araştırmacılar katılımcıları altı farklı diyet şekline göre gruplandırdı. Az yağlı süt ve ürünleri, meyve, tam tahıl, beyaz etle sebzeyi daha fazla tüketip, et, kızartma gibi yüksek kalorili içeceklerden uzak duranlara ‘sağlıklı yemek seçenler’ denildi.  Ve bu bireyler diğer gruplarla karşılaştırıldı.

Buna göre, ‘yüksek yağlı ürün tüketenler’in ‘sağlıklı yemek seçenler’ grubundaki kişilere göre ölüm riski yüzde 40 daha yüksek çıktı.  Ayrıca fazla tatlı tüketenlerde bu risk, yüzde 37 olarak belirlendi.

Bireylerin sigara içme, fiziksel aktivite ve günlük aldıkları kalori miktarı hesapladıktan sonra bile, sonuçlar değişmedi. Yani kişi sigara içmese de yüksek yağlı ve çok şekerli beslenme tarzını benimsediğinde ölüm riski artıyor.

Vitamin ve mineraller konuşuyor

‘Sağlıklı yemek seçenler’ grubundaki katılımcıların kan seviyelerinde tam istenilen düzeyde C ve E vitamini bulunurken, hücreleri yaşlanmadan koruyan beta karotenle diğer antioksidanlar da yeterli miktarda görüldü.  Bu çalışmanın bulguları, önerdiğimiz sağlıklı diyet programındaki meyveler, sebzeler, tam tahıllılar, az yağlı süt ürünleri, tavuk ve balık gibi ürünlerin ortalama yaşam süresini artırabildiğini gösteriyor. İşte bu araştırmanın  sonuçlarına göre, yapmanız gerekenler:

Anti-oksidanları artırın

Hücrelere zarar verdiği tahmin edilen serbest radikallerin zaman içerisinde daha da arttığı, yaşlanmayla ilişkili birçok hastalıkla bağlantılı olduğu biliniyor. C ve E vitaminleri, beta karoten, selenyum gibi   anti-oksidanlar serbest radikallerle savaşır. Serbest radikaller, metabolizma işlemleri sırasında havadan ve sigara dumanından artan kararsız oksijen moleküllerine deniyor. Eğer serbest radikaller ölçüsüz hale gelirse ya da anti-oksidanlara ulaşılamazsa, hücreler zarar görmeye başlıyor. 

Anti-oksidanlar için en iyi kaynaklar meyve ve sebzeler. Günde en az 7, en fazla 10 porsiyon tüketmekte fayda var. Yemeklerin anti-oksidan güçlerini ölçen araştırmaya göre; en fazla kuru ve taze erikle üzüm, çilek, kiraz anti-oksidan içeriyor. Ispanak, Brüksel lahanası, brokoli, nar, soğan ve patlıcan en iyi anti-oksidan sebzeleri     arasında en üst sıralarda yer alıyor.

Düşük glisemik indeksli karbonhidratları seçin

Glisemik indeksi yüksek olan besinlerden rafine edilmiş tahıllar ve şekerli gıdalar hızlıca sindirilir. Bu durum, kan şekeri ve insülinde hızlı bir artışa sebep olur. İnsülin, şekeri hücrelere taşıyan bir hormon. Araştırmalarda kanda düşük düzeyde insülin miktarını korumanın, uzun ömürle ilişkili olan hücrelerdeki proteinleri etkileyerek daha sağlıklı bir yaşama olanak sağladığı bulundu.  Düşük glisemik indeksli besinlerse, şekerlerini kan dolaşımına azar azar bırakıyor. Bu da insülinde ani bir yükselişe yol açmıyor.  Düşük glisemik indeksli besinlere örnek olarak esmer pirinç, bulgur, baklagiller, makarna, elma, turunçgiller, armut, kayısı, fındık, süt ve yoğurt verilebilir.

Anti-enflamatuar besinleri daha fazla tüketin

Omega-3 yağları, tekli doymamış yağ ve flavonoid denilen bitkisel ilaçlar besinlerdeki bileşenlerdir ve bunlar inflamasyonla baş etmeye yardımcı olur. Anti-enflamatuar besinler; somon, alabalık, zeytinyağı, badem, yaban mersini, elma, soğan, siyah çikolata, soya fasulyesi, kırmızı üzüm, yeşil ve siyah çay olarak sıralanabilir. 

Kalorileri azaltın

Düşük kalorili diyetle beslenen hayvanların, normal beslenenlere oranla yüzde 30 daha uzun yaşadıkları, daha genç, enerjik ve sağlıklı kaldıkları bulundu. Kaloriyi azaltmak, serbest radikallerin azalmasını dolayısıyla bedendeki inflamasyonun azalmasını sağlıyor. Hücrelerdeki yaşla ilişkili aktiviteleri harekete geçiren özel genlere canlılık katıyor. Ayrıca, yüzde 25’lik kalori azaltmanın, zengin besinli bir beslenme programı uygulamanın, kilonuza da etkisi olacağını araştırmacılar kuvvetli bir şekilde öngörüyor.



KAYNAK : dilarakocak.com
bu habere yorum yazılmamışBu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız
DİĞER BAŞLIKLAR
Yılbaşı sonrası diyet
Yılbaşı gecesi dozu kaçırılan alkol ve yemekler ertesi gününüzü zehir etmesin!...
Sonbahar kilo aldırıyor
Gündüzler kısalıyor, güneş hem daha erken batıyor, hem de daha az ısıtıyor.Sonbahar kapıya dayandı!...
Tembellik genlerimizden geliyor!
Kanadalı bilimadamları, yerlerinden hiç kıpırdamayan bazı insanların bu kadar tembel oluşlarının aslında onla...
Zeytinyağı'nın mucize faydası
Fransa’da yapılan bir araştırma, günlük diyetlerinde zeytinyağı kullanımına öncelik veren 65 yaş üzerindek...
Pişmiş domates daha faydalı çıktı!
Pişmiş domatesin kolesterol tedavisinde kullanılan “Statin” adlı ilaç grubuyla benzer etkiye sahip olduğu orta...
Dutun faydaları
Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır...
Meyve ve sebzeler nasıl yıkanmalı?
Meyve ve sebzelerinizin üzerindeki bakterilerden kurtulmak için bazı yıkama önerilerine uymalısınız. ...
Kahvaltıdan sonra sizi tok tutacak
İsveç'te yapılan bir araştırma, çavdar kaynaklı yüksek lifli bir kahvaltı yapmanın doygunluk hissini artırdı...
Bayramda kilo almayın
Hem sağlıklı hem de formda kaldığınız bir bayram geçirmek istemez misiniz?...
Evlilik şişmanlığı
Kadın, evlilik telaşında en zayıf haliyle evleniyor......
Üzüm suyu kalp riskini azaltıyor
Üzüm, kızılcık ve frenküzümü gibi meyvelerin karışımından oluşan taze sıkılmış meyve suyu kalbe iyi gel...
Yiyerek iyileşin!
Depresyonu yenebilirsiniz, kanserden korunabilirsiniz, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. ...