Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Diyette yapılan 5 hata
Pek çok kişi diyette beş önemli hataya düşer. Bu hatalarla başarılı bir diyet mümkün olmaz.
BAŞARILI BİR DİYET İÇİN BUNLARI YAPMAYIN
Sadece sıvıyla beslenmek
Beden temizliği veya detoks kapsamında günlerce çiğneme fonksiyonunu iptal edip sıvıyla beslenmenin sağlığa olumlu etkisini gösteren hiçbir bilimsel çalışma yok. Bu merkezler kendi inanç-ları ve bireysel tecrübelerini uzun vadeli fayda olarak anlatarak insan sağlığını sorumsuzca hiçe sayıyorlar.
Sıvı beslenme bazı fizyolojik problemler olduğu durumda dahi çok kontrollü olarak yoğun bakım koşullarında beslenme uzmanları tarafından yönetilir. Kilo vermek için sıvı beslenmek kilo değil sağlığı kaybetmek anlamına gelebilir. Sebze ve meyvenin suyunu içip lifini atmak yerine, asıl faydalı olan besinsel lifleri tüketmek, hem kilo vermek, hem de bedeni temizlemek için daha değerlidir.
Protein diyeti yapmak
Karbonhidrat tüketmeden sadece hayvansal besinlerle protein diyeti yapmak kısa sürede kilo vermeye sebep oluyor, ancak proteinli besinlerin aşırı tüketimi böbrek ve karaciğer için tehlikeli. Üstelik genelde proteinli besinlerin yağ oranı da yüksek oluyor, bu sebeple kolesterole kalp ve damar sağlığı açısından risk artıyor. Karbonhidrat içermeyen bir diyet yapmak yağ dokusundan çok kas ve su dokusundan kayba sebep oluyor. Özellikle ileriki yaşlarda azalan kas kütlesi kronik hastalıklar ve tüm organların sağlığı için tehlikeyi büyütüyor.
Araştırmalar, günde alınacak en az 50 gram karbonhidratın ketosisi önlediğini göstermiştir, bu şekilde kaslar da enerji için kullanılmaz. Kişisel ayrıcalıklar da düşünülürse en azından günlük diyette 100 - 125 gram karbonhidrat bulunmalıdır. Bu da yaklaşık 400 - 500 kalorilik enerji verir.
Hiç karbonhidrat bulunmayan bir diyet yapılması, kesinlikle sağlık için doğru değildir. Özellikle protein ağırlıklı diyetlerde, Atkin’s tarzı beslenmede, ekmeği tamamen kesmek durumunda bu sistem devreye girer ve kas kaybı başlar. Bu tür diyetlerde hızlı kilo kaybı cazip gelir, çünkü 1 gram kas kaybı sonucu vücut 2,7 gram su atar. Ancak bu sağlık açısından doğru değildir ve bu şekilde verilen kilo geri alınır. Günlük en az 4-5 dilim ekmek tüketmek 50-60 gram karbonhidrat sağlar, ancak ekmek ihtiyacı her birey için farklılık gösterir.
Tek besin içeren diyetler
Vücudumuzun her gün 50’ye yakın besin öğesine ihtiyacı vardır. Saç telimizden tırnak ucuna kadar tüm dokuların sağlıklı beslenmesi için her gün 5 temel besin grubunu tüketmek gerekir.
Besin öğesinin dengesizliği bağışıklık sistemini zayıflatır, hormon ve enzimlerin sağlıklı çalışmasını engeller, özellikle büyüme çağı çocuklarla genç kızlarda boy uzaması ve normal gelişimi durdurur, adet düzensizlikleri, unutkanlık, derste başarısızlık gibi önemli sonuçlar doğurur. Uyguladığınız diyette 5 besin grubunu her gün aldığınızı mutlaka kontrol edin.
1- Süt grubu (peynir, ayran, cacık, yoğurt, kefir)
2- Et grubu (balık, tavuk, köfte, hindi ve ürünleri)
3- Ekmek ve tahıllar (tam tahıl ekmeği, pirinç, makarna, pilav, bulgur gibi)
4- Sebze ve meyve
5- Yağ ve şeker (şekeri sınırlayıp yağ tüketiminizi fındık, badem cevizle dengeleyin.)
Uzun süre aç kalmak
Gün içinde işle veya farklı meşguliyet alanlarıyla oyalanıp açlığı geçiştirerek günü geçirmek ve gece tek öğün yemek daha az kalori almış olsanız da kilo vermenize yardımcı olmaz. Tam tersi az yediğinizde vücut daha az kalori harcar. 3 saat arayla beslenmek az ve sık yemek metabolizmayı hızlandırır, aç kalarak kilo vermeye çalışmayın.
‘Ya hep ya hiç’ diye düşünmek
Ne yazık ki diyet yapan birçok kişi başarısızlıklarını tolere etmeyi imkânsız görüyor ve suçluluk duygusu altında eziliyor. Her zaman mükemmel olmazsınız, çok küçük bir sapmanın sizi mutsuz etmesine izin vermeyin.
Çünkü esas zararı, bu minik sapma değil, suçluluk duygusu veriyor. Akşam biraz fazla yediğinizde ertesi gün dengelemeye çalışın, vazgeçmeyin, hemen kaldığınız yerden devam etmek konusunda çabalayın. 7000 kalori fazla yediğinizde vücut 1 kg yağ depolar, küçük sapmalarla bu kadar kalori almazsınız kendinize bunu hatırlatın kendi kendinizi sabote etmeyin.
Uzm. Dyt. Dilara Koçak kimdir?Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu 1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Yönetici geliştirme programını tamamladı.
1994- 1...
devamı Uzm. Dyt. Dilara Koçak kimdir?Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu 1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Yönetici geliştirme programını tamamladı.
1994- 1999 döneminde çeşitli hastanelerde klinik alanda ve yönetici olarak görev yaptıktan sonra 1999-2004 yıllarında Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde Beslenme ve Diyet Bölümü Şefi olarak çalıştı, kendisi halen Amerikan Hastanesi Konsultan Diyetisyenidir. 2003 Ekim -2004 Şubat tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde konusu ile ilgili gözlemler yaparak bu yöndeki tecrübelerini güçlendiren Dilara Koçak'ın bir çok uluslararası ve ulusal bilimsel araştırması bulunuyor. Şirketlerin ve şirket çalışanlarının beslenmelerine yönelik danışmanlık ile wellness kavramını geliştirme konusunda Türkiye'de yeni bir sektör açmış olan Koçak şu anda kurmuş olduğu Mezura Kliniği'nde uzman doktor, psikolog ve diyetisyenlerden oluşan ekibi ile hem bireylere hem de kurumlara danışmanlık hizmeti veriyor. Mezura ekibi Türkiye deki birçok şirkete, yönetici ve işadamına beslenme koçuluğu yapıyor. 2006, 2007 ,2009 ve 2010 yılı "iyi yaşam günlüğü" çalışmalarının yazarı olan Dilara Koçak Milliyet gazetesi sağlık ve beslenme yazarıdır."Dilara Koçak ile İyi Yaşam" 2007 yılında Afiyetle Diyet isimli kitabı ise 2009 yılında okurlarıyla buluşmuştur.
kapat