Op. Dr. Alper Mumcu
Hamilelikte neden çok su içmelisiniz?

Uzmanın diğer yazıları
- Gebelikte grip ve soğuk algınlığı
- Vajinal Mantar Enfeksiyonları
- Emzirirken yeniden gebe kalmak
- Kadında orgazm
- Kadınlarda aşırı tüylenme
- Vajinal duş
- Vajina estetiği
- Doğum kontrol hapları ve kısırlık
- Lohusalık
- Erken doğum
- Suda doğum
- Yaklaşan doğumun belirtileri
- Folik asitin önemi
- Gebelikte cilt değişiklikleri
- Hamilelik ve toksoplazma
>> Uzmanın tüm yazıları
Su vücutta gerçekleşen tüm kimyasal reaksiyonlar için gerekli ortamı sağlar. Bu kimyasal reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan ürünler,atık maddeler ve besin maddeleri de suda çözünerek taşınır.
Su yaşamın devamı ve sağlığın idamesi için şart olan bir maddedir. Organizmada gerekleşen hemen hemen her fonkisyonda görev alır. En önemli görevleri:
Besin maddeleri ve oksijenin taşınması
Atık maddelerin hücrelerden uzaklaştırılması
Eklemlerin düzgün işlev görmesinin sağlanması
Cildin nem ve elastikiyetinin sağlanması
Sindirimin kolaylaştırılması
Organ ve dokuların korunmasının sağlanmasıdır.
Hücrelerimizi çevreleyen suyun sadece yüzde ikisini kaybettiğimizde yaklaşık %20'lik bir enerji kaybına uğrarız. Sadece bu bile suyun insan yaşamı için ne kadar önemli olduğunu anlamak için yeterlidir.
Vücut su kaybettiğinde eğer yeterli su alımı yoksa elinde kalan suyu koruyabilmek için inanılmaz bir mücadeleye girer. Metabolizmasını yavaşlatır hatta idrar çıkışını çok azaltır ve neredeyse hiç idrar çıkartmaz.
Vücuttaki su miktarının azalması dehidrasyon olarak adlandırılır. Normalde bir insan günde yaklaşık 2 litre yani 10 bardak kadar su kaybeder. Su kaybı sadece terleme ya da idrar yoluyla olmaz. Nefes alıp verirken de önemli oranda su buhar şeklinde kaybedilir. Bunu en iyi soğuk havalarda ya da soğuk bir cam veya aynaya üflediğinizde fark edebilirsiniz. Öte yandan dışkı da önemli bir su kaybı faktörüdür. Günlük kaybedilen bu miktar fazla sıcak olmayan bir havada ve spor yapılmadığı zaman kaybedilen miktardır. Normal vücut fonksiyonları sonucunda yitirilen bu su mutlaka yerine konulmalıdır ve bunun için en iyi yöntem direkt olarak su içmektir.
Dehidrasyon zaman zaman çok ciddi boyutlara ulaşabilir. Şiddetli dehitratasyon varlığında kişinin hastaneye yatırılması ve açığının damardan verilen sıvılarla kapatılması gerekebilir. Ancak hafif dehidrasyon bile zaman kaybedilmeden önüne geçilmesi gereken acil bir durumdur. Su eksikliği kişinin konsantrasyon kapasitesini etkiler, enerjisini azaltır ve organların normal şekilde çalışmasını engeller.
Dehidrasyonun en erken bulgusu ağız ve boğaz kuruluğudur. Ancak pek çok kişi bu bulguların farkına varmaz. Bu nedenle susama hissi uyanmadan önce yeteri kadar su içmek önemlidir. Dehidrasyonun bulguları şunlardır:
Susuzluk
Baş dönmesi
Kaslarda kramplar
Ciltte kuruluk
Başağrısı
Bulantı
Ani geç kaybı ve halsizlik
İdrar renginin koyulaşması ve miktarının azalması
Ne kadar su içmek gereklidir?
Normal bir erişkinin günde ortalama 10-12 bardak su içmesi gereklidir. Bazı durumlarda bu miktar artar:
Egzersiz sonrası ter ile atılan suyu yerine koymak için
Hamilelikte hem artan kan miktarı hem de gelişmekte olan bebek nedeniyle
Emziren kadınlarda süt üretimi nedeniyle
Ateş, ishal, kusma gibi durumlarda dehidrasyon adı verilen kuru kalma durumunu engelemek amacıyla normalden daha fazla su içilmelidir.
Halk arasındaki yaygın ama yanlış bir inanış ishal olunduğunda su alınmaması gerektiğidir. İshalin nedeni su fazlalığı değil barsaklardaki patolojilerdir. Bu nedenle ishal durumunda kaybedilen su yerine konmaz ise hayati sonuçlar ortaya çıkabilir. İshal olan bebeklere yeteri kadar su verilmemesi ülkemizdeki bebek ölümlerinin en önemli sebeplerinden birisidir.
Yeteri kadar su içildiğinde fazla su idrar olarak atılır. Bu durumda idrarınızın rengi açık ve berraktır. Su alımı kaybı karşılamadığında ise idrar miktarı azalır, rengi koyulaşır ve daha konsantre hale gelir. Bu durumda beyne ulaşan sinyaller susuzluk hissetmenize ve su kaybını kısıtlayıcı bazı hormonların salınmasına neden olur.
İnsanlar için tek kaynak içilen su değildir. Günlük beslenme içinde yer alan pek çok madde su içerir. Elmanın yaklaşık %84'ü, üzümün %81'i, sütün %50'si, ya da örneğin domates çorbasının %80'inden fazlası aslında sudur. Ancak bu besinlerin içinde bulunan bazı maddeler idar söktürücü etki gösterebileceğinden sadece besinler ile alınan su hiçbir zaman yeterli olamaz.
Bebek beklemek kadın hayatının en eğlenceli ve heyecan verici deneyimlerinden birisidir. Ancak hamilelikte görülen bazı yakınmaların tolere edilmesi güç olabilir. Bunlardan en önemlileri kabızlık, idrar yolu enfeksiyonları ve hemoroidlerdir. Yeterli sıvı alımı dışkının yumuşamasını sağlayarak kabızlığı ve dolayısıyla hemoroid oluşumunu engeller.Öte yandan su tutulumu ve şişlikler de çoğu zaman rahatsızlık verici durumlardır. Bu yakınmaları en aza indirmenin yolu yeterli miktarda su içmekten geçer. Sanılanın aksine fazla su içilmesi su tutulumuna neden olmaz.
Sıvı alımı başından sonuna kadar hamileliğin her döneminde son derece önemlidir. Yeterli bir hidrasyon yani sıvı alımı kendinizi enerjik hissetmenize yardımcı olacağı gibi cilt kuruluğu gibi problemlerin de görülmesini engeller. Ayrıca yeterli sıvı aldığınızda hem sizin hem de bebeğinizin kanındaki elektrolit dengesi kolaylıkla sağlanabilir.
Hamilelikte salgılanan hormonlar kişinin sıvıları kullanım şeklini değiştirir. Hamileliğinizin sonlarına doğru kan hacminiz yaklaşık 1.5 katına çıkar. Hamilelik döneminde solunum yolu ile akciğerlerinizden kaybettiğiniz su miktarı da hamilelik öncesine göre daha fazladır.
Bebeğinizin içinde bulunduğu amniyon sıvısı her 3 saatte bir kendini yenilemektedir. Yetersiz su alımına bağlı dehidrasyon durumunda amniyon sıvısının miktarı azalabilir.
Hamilelikte dehidrasyonun bir başka olumsuz etkisi de erken doğum ağrılarıdır. dehidrasyon durumunda salgılanan bazı hormonlar doğum kasılmalarını başlatan hormonu taklit ederek erken doğum kasılmalarına neden olabilirler. Erken doğum tehtidi tedavisinde ilk yapılan işlemin damar yolu açarak sıvı verilmesi olduğunun hatırlanması sıvı alımının önemini belirtmek açısından dikat çekicidir. Çoğu zaman hafif kasılmalar sadece sıvı verilmesi ile kaybolur gider.
Su vücudun taşıma sistemidir. Besin maddelerini ve oksijeni kan yolu ile bebeğinize taşıyan sudan başkası değildir. Su aynı zamanda hamilelikte sık görülen ve erken doğum ile düşüklere neden olabilen idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde de aktif rol alır. Yeteri kadar su içerseniz idrarınız seyrelmiş olur ve enfeksiyon şansınız azalır.
Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Aktif çalışan bir kişiyseniz ya da egzersiz yapıyorsanız almanız gereken miktar biraz daha fazladır. Her 1 saatlik egzersiz için 1 bardak fazla su içmelisiniz.
Su içmek için susamanızı beklemeyin. Bu şekilde davrandığınızda su alımınızın yeterli olmadığından emin olabilisiniz.
Sabah kalktıktan sonra öğlen yemeğine kadar en az 2 bardak su için, aynı şekilde öğlen ve akşam üzeri arasında da iki bardak içmeye çalışın
Yatmadan önce mutlaka bir bardak su içme alışkanlığını edinin
Yürüken bir çeşme gördüğünüzde mutlaka su için
Abur cubur yemek yerine su içmeyi deneyin. Gazete okurken ya da televizyon seyrederken su için
Suyun tadından (ya da tatsızlığından) hoşlanmıyorsanız içine bir iki damla limon ya da portakal suyu ekleyerek tatlandırmayı deneyin.
Op. Dr. Alper Mumcu kimdir?
20 Ekim 1969 yılında Ankara'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra, 1986 yılında girdiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce bölümünden 1992 yılında mezun oldu. 1992-1997 yılları arasında Tıpta Uzmanlık Sınavındaki (TUS) ilk... devamı
Kadınlara özel beslenme reçeteleri
Güneş lekeleri için bitkisel çözümler
Doğum sonrası anneyi bekleyen zorluklar





