Mesleki Gelişim Danışmanı Seray Şengel Akgün
Kaçışlarınız bastırılmış öfkeden olabilir


Hoşlanmadığınız durumlar karşısında bahaneler uydurup kaçıyor musunuz?
 
Aslında hoşlanmadığınız bir arkadaşınızın yemek davetine, bahane uydurup gitmediğiniz oluyor mu? 

Ders çalışmak yerine başka konulara odaklanmıyor musunuz?

Kilo vermek isterken, diyetinizi yarım bırakıp bahaneler bulmuyor musunuz? Kilo vermek istiyorum ama olmuyor deyip sorumluktan kaçıyor musunuz?

Yani bedeniniz ve ruhunuz istemediği durumla karşılaşmamak için kendi kaçışını planlar
Tartışacağınızı bildiğiniz kişiyi telefonla aramayı unutur musunuz?

Böyle davrandığınızda ruhunuz karşılaşmak istemediği duruma karşı, kendi savunma mekanizmasını oluşturmuş kendi tarzında bu tehlikeye çözüm üretmiş olur. 
 
Hiç düşündünüz mü aslında karşılaşmak ve yüzleşmek istemediğiniz kendiniz olabilir misiniz?< 
Kaçtığınız duyguya odaklanmak, bahanelerden daha zor gelir öyle değil mi? Kendi özünüzle, idealinizdeki çizdiğiniz imaj aynı değilse içsel çatışmalar yaşarsınız.

Bazıları için, dış dünya o kadar önemlidir ki, gerçekte yaşanılan bununla ne kadar örtüşmektedir farkında bile değildir. Kendi gerçeği ile yüzleşmekte güçlük çekenler önce kendisinden kaçmaya başlarlar. Var olan en zor kaçış insanın kendisiyle yüzleşmesidir
Kendi gerçekliğiyle yüzleşmesi kişiye o kadar zor ve ağır gelecektir ki, dış dünyaya yönelmek ve yükü dışarıdakilere yüklemek her zaman en kolay olanı olmuştur. Bildik ve risksiz. 
 
Kendisinden kaçan ve kendileriyle yüzleşmekten çekinenler, diğerlerinde kendi eğilimlerinin yansımalarını görürler.

Hissedilen güçsüzlükler, diğer insanlarda en çok eleştirdikleri, kızdıkları, içerledikleri ve öfkelendikleri konulardır.

Diğerlerini eleştirirken çeşitli savunma mekanizmaları geliştirirler.
Savunulması belki de en zor olanı aslında kendi içlerine döndüklerinde karşılaşmaktan kaçtıkları neler olduğudur.

Kendisine yönelik öfkeden kurtulmak isteyen insanlar için en sık başvurulan savunma mekanizması kendi içindeki öfkeyi, kendisinden kaçarak, dışarıdaki insanlara bilinçsizce aktarmaktır.

Başkaları bunu yapıyor diye kendisi de bunlara öfkeleniyor diye inanmıştır.Aslında öfke kabullenilmesi yaşanılması doğal insani bir duygudur.

Kontrol altına alındığı sürece yıpratıcı olmayacaktır.

Kişi bilinçsizce kabullenilmeyen öfkeyi bedensel olarak bedeninde hissedecektir.

Sürekli alınan fazla kilolar, geçmek bilmeyen baş ağrıları, sıkıntılı mide ve bağırsak problemleri, cilt rahatsızlıkları psikolojik terapi süreci içinde eğer o kişi öfkesinden kaçmaz, bahaneler yaratmazsa öfkesini kabullenir ve bilinç düzeyine getirirse, birçok psikosomatik bedensel rahatsızlıklarda iyileşmeye başlar ve kilo problemleri varsa ,kilo vermeyle başa çıkabilme de daha da kolaylaşacaktır








KAYNAK : www.seraysengel.com

Mesleki Gelişim Danışmanı Seray Şengel Akgün kimdir?
Paris’te International Gestion de Commerce İletişim Fakültesinde Halkla İlişkiler Bölümü ve American International University’de Davranış Bilimleri Bölümü’nü tamamlayarak iki ayrı lisans yaptı. Ardından yine American International University’de İletişim Psikolojisi üzerin... devamı


Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız